18/6/2007 - BU GÜNLERE ÇOK UYAN BİR ŞİİR ŞİMDİKİ ÖLEN ŞEHİTLERİMİZ YANLIZ ÖL
HANİ YANLIZ ÖLMEK YOKTU
Bir tek.. Ölüm kalsa bile ayrılığa benzeyen Bir tek sen olsan bile ölümü güzelleştiren Hakkın yok yalnız ölmeye... Aç günleri azık, kuru ekmek gibi Hani aynı yastıkta bekleyip paylaşacaktık ölümüde Demi gelmiş ölümü hatırlatır gibi Yüzümüzdeki çizgilerden çalıp kaderi Hani paylaşcaktık ölümü biz bu şehirde Yalnız gelmek allahtan olsa bile Sevmiştik ya bir kere Ben gözlerimi küstürürken olmadığın saatlere Bencil bir ölümü yakıştırıp kendine , yalnız ölmek niye Şimdi ya beni de götür ya da toprağında yer aç Hakkın yok yalnız ölmeye
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/4/2007 - aman ayrılıklar zordur
Bir Ayrılık Gününde Ne gariptir şu ayrılık günleri Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan Nedense bir tuhaf oluyor insan
Derin bir sizi giriyor içeri Son bir defa bakarken caddelere Dükkanlara, evlere, kahvelere
Hatıra yüklü kervanlar geçiyor Dolu dolu gözlerinin önünden Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden
Ne unutulmaz zamanlar geçiyor Ağır ağır biz farkında değilken Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken
Sen istediğin kadar unutulmaz de Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur Unutulur, azizim unutulur
Başka ne yapılır böyle bir günde Kapanan bavul, çivilenen sandık Ve sonra kuru bir 'Allaha ısmarladık!'
Ümit Yaşar Oğuzcan
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/2/2007 - SEVDİĞİ OLAN HERKESE
NEREYE BAKSAM
Gecemde, gündüzümde, Yazımda, güzümde, Hayalimde, düşümde, Nereye baksam, Seni,hep seni görüyorum
Gülerken,ağlarken, Sevdanla yanarken, Yaşarken ölürken , Nereye baksam, Seni,hep seni görüyorum
 Çünkü, Sen hep içimde bir yerde, Kalbimdesin...

|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
24/1/2007 - GÜZEL BİR ŞİİR
 
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını bir bir denemişim bütün kelimeleri yeni sözler buldum seni görmeyeli
kuliste yarasını saran soytarı gibi seni görmeyeli kasketim eğip üstüne acılarımın sen yüzüne sürgün olduğum kadın kardeşim olan gözlerini unutmadım çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat
sen tutar kendini incecik sevdirirdin bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa şanssızım diyemem kendi payıma hain bir aşk bu kökü dışarda olur böyle şeyler ara sıra olur ara sıra
CEMAL SÜREYA
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/12/2006 - İYİLİK YAPIN İYİLİK BULURSUNUZ
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Kalb, Allahü teâlânın komşusudur. Allahü teâlâya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Mümin olsun, asi olsun, hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. Çünkü, asi olan komşuyu da korumak lazımdır. Sakınınız, sakınınız, kalb kırmaktan pek sakınınız! Allahü teâlâyı en ziyade inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günah yoktur. Çünkü, Allahü teâlâya ulaşan şeylerin en yakın olanı kalbdir. İnsanların hepsi, Allahü teâlânın köleleridir. Herhangi bir kimsenin kölesi dövülür, incitilirse, onun efendisi elbette gücenir. Her şeyin biricik Maliki, sahibi olan efendinin şanını, büyüklüğünü düşünmelidir. Onun mahlukları, ancak izin verdiği, emir eylediği kadar kullanılabilir. İzni ile kullanmak, onları incitmek olmaz. Hatta, onun emrini yapmak olur. ( C.3, m.45)
Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin vasiyetnamesinin son satırı ise şöyledir: Hiç kimsenin kalbini incitmeyin.
Yunus Emre diyor ki: Tevazu ile gelsin, kimde erlik var ise. Merdivenden iterler, yüksekten bakar ise. Kim ki yüksekte gezer, er geç yolundan azar Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.
Aksakallı bir koca, hiç bilmez ki hal nice Boşa gitmesin hacca, bir gönül yıkar ise. Gönül Çalab'ın tahtı, Çalab gönüle baktı İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise.
Bir kez gönül yıktınsa kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet de yüzünü yumaz değil. Yol odur doğru vara, göz odur Hakkı göre, Er odur yerde dura, üstten bakan göz değil.
Doğru yola gittinse, er eteğin tuttunsa, Bir tek hayır ettinse, biri bindir az değil. Yunus sözleri çatar, balını yağa katar, Çok kıymetli mal satar, cevherdir o, tuz değil
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/11/2006 - GÖNÜL NİKAHI

Kimse koparamaz bu sıkı bağı Memursuz kıyılır gönül nikahı Mahkeme ayırmaz hakim boşamaz Ebedi kıyılır gönül nikahı
Bakışlar birleşir kalpler sözleşir Bir bedende ruhlar canlar özleşir Her an sevdiğini ruhunda taşır Ebedi kıyılır gönül nikahı.
Sevilay Şahbaz
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/10/2006 - PAYLAŞIMA TEŞEKKÜRLER
SEN YOKSUN DİYE
sen yoksun diye
çiçekleri koklamaz oldum
saatlerce gökyüzüne bakmıyorum
denize, bir kuşa, bir çocuğa dokunamıyorum
yaşasam da yeryüzünde
ve karışsam da yaşamın içine
sen yoksun diye
kucaklıyorum kimseyi, dost ya da
arkadaş, kavga da etmiyorum artık
sen yoksun diye
uzanmayı unuttum sımsıcak kumlara
dinlenmeyi de unuttum, bir kum tanesi
bir yaprak, bir taş gibi
sen yoksun diye
seslerini duymaz oldum ezgilerin
yaşamın dışındayım
uzak ülkeler çekmiyor beni, tanımadıkları
tanımak,
bir bardak suda mutluluğu yaşamak
çok uzakta kalır
sen yoksun diye
yaşam içimden akar gider
Atila IŞIK
__._,_.___
|
|
Yorum (16) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
14/10/2006 - GÜZEL BİR ŞİİR
GÜL BAHÇESİ
Delikanlı yıllar sonra doğduğu kasabaya döner.Sabah uyandığında aklına yıllar önce evlenmek istediği,kasabanın güzel kızı gelir.Kızın güzelliği çevre kasaba ve şehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kız bir türlü olumlu yanıt vermemiştir.Otelden çıkar ve gördüğü yaşlı adama kızı sorar.Yaşlı adam az ilerde güzel bahçe içinde bir ev gösterir, kızın orada oturduğunu söyler.Delikanlı merak eder,kızın nasıl biriyle evlendiğini.Bir köşede beklemeye başlar,bir müddet sonra yaşlıca kel pekte hoş görünmeyen bir adamı yolcu eder kız kapıdan...
Üstelik zengin bir adam da değildir.
 Adam gittikten sonra delikanlı çalar kapıyı,kendini tanıtır.Sorar niye bu adamla evlendiğini kıza. Kız söylerim der ama bir koşulla.
Evin arkasında büyük bir gül bahçesine götürür delikanlıyı ve der ki: Bu bahçenin en güzel gülünü bana getirirsen söyleyeceğim sana niye bu adamla evlendiğimi...Ama asla geri yürümek yok bahçede,arkana bakmak yok en güzel gülü istiyorum sadece.
 Memnuniyetle der delikanlı ve girer bahçeye. Çok güzel sarı bir gül durmaktaddır karşısında tam elini güle uzatmışken pembe bir gonca görür az ötede,ilerler.
Ona uzanırken kadife kırmızı bir gül ilişir gözüne ilerde derken birde bakar bahçenin sonuna gelmiş.
Kıza verdiği söz gelir aklına geri dönmek yok ne yapsın mecburen bulduğu alelade,hatta solmaya yüz tutmuş bir gülü mahçup bir şekilde götürür kıza.
Kız gülümser gülü görünce.. "Bilmem aldınmı cevabını" der delikanlıya..... Hayat bu bahçede yürümeye benzer....
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/10/2006 - ŞİİR

|
Seni İçimden Terk Ediyorum |
|
|
|
binmediğim hiçbir otobüs beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde gittikçe azalıyor hayat neyi erken yaşadıysam hep ona geç kalıyorum
sana göçüyorum her sonbahar yolların çıkmıyor aşkıma unuttuğun yağmurların adı saklımda seni içimden terk ediyorum
susmaktan yoruldum kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum tam sancağımdan yaralıyorum kendimi alnını yüreğime dayadığın güne bakıp seni içimden terk ediyorum
ne unutacak kadar nefret ettin ne hatırlayacak kadar sevdin yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum beni hep bulmamak için aradın yanılgımdın yandığımdın yangındın
sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da ardımda bir sürü belkiler bırakarak seni içimden terk ediyorum
şimdi içimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan iki yarım kaldık tamamlayamadık bizi elimden tutmadın yalnızlığımın saçlarımı da uzaklarına gömdün içimin mavisi senin okyanusundandı al geri veriyorum kilitleri hep yanlış kapılara vurdun devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim sana bensizliği terk ediyorum
yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın demiştin aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi
ne tuhaf değil mi içimi acıtanda sendin acımı dindirecek olanda ya öldür beni dedim ya da git benden içi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim
aldırmadın aldırmalarıma bir gecede yakıp yarini şafaklara sattın ihanetini külüme basanlar bile utandı yaptığından
işte soluk bir ömrün son nefesi benden içimden terk ediyorum |
|
YAZAN |
|
Kahraman TAZEOĞLU |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/10/2006 - GİT... ME
GİT... ME
pınarları kurumuş gözler
kederin resim çizdiği bakışlar
vedokunulsa kırılacak dallar gibi yüreklerin olduğu
yerlere gideceksin
oralarda
ölüm gibi yalnızlıkta
yarasaların kuşattığı gecelere
kara basanlar gelir
bölünür en tatlı yerinde uykular
kefen gibi sarılacaksın yalnızlığına... git... me
baharın gelmeyi unuttuğu sokaklarında
çığlıklar kol gezer
biliyorum oraları... git... me
avucunda saklamaya çalıştığın kar taneleri
ve çeşmeden eline değen
su damlası kadar gerçekten uzak
varlık yokluk arasında yaşanacak her şey... git... me
yediveren gülleri gibi
her yeni gün doğumunda
tomurcuklanmaya durur oralarda vedalar... git... me
şarkılar şiirler veda kokar
türküler ayrılık üzerine
adresler hep yok yerlere çıkar... git... me
bir dağ gibi çökecek yalnızlık yüreğine... git... me
Atila IŞIK
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Sevgi,Aşk,Hikaye,Örgü
Ne Ararsanız Sevgi Taneciklerinde.
 MySpace Layouts
Arkadaşlarım
• munev • lmaster • dostcadi • yunusum • gelincikler • janjanlidanbebislere • ebayar28 • maycan79 • goznuru • palmtree • sevgisepeti • elvanglbeycan1983 • yorgunasker13 • blogekle • geyikfm09 • bendencesitliyazi • hanimeller • hayatinicinden • gencer • hobibloglari • pastaland • vuslat78 • yapabildiklerimbunlar • aleynammca • mertce • cicim • selsun • lepidoptera • gazeellem • arstekin • guluyorum • rapunzelle • dolunayy
 saint st patrick's day 2006
Blogcu Toplist- Siteni Ekle

Ahsap boyama






Oyunlar
|